SANAL HAYAT
Merhaba sevgili dostlarım. Dünya meydana gelip doğasıyla ve tabiatıyla bir bütün olduktan sonra biz insanlar yeryüzüne geldik. Bize sunulmuş tabiattan başka hiçbirşey yoktu dünyamızda. Zamanla insanlar çoğalıp belli bölgelere ayrıldıktan sonra ve o günün şartlarına uygun yeni yeni keşifler, icatlar ortaya çıktı. Kısacası günümüze kadar uzanan ve görebildiğimiz, kullanabildiğimiz herşeyin bir yapımcısı var. Teknoloji dünyamıza insanoğlundan nice zanan sonra teşrif etmiştir, yani bir insan ürünüdür. Günümüzde sürekli güncelleşip kendini yenileyen teknoloji karşısında insani değerler ne yazıkki yok olmaya yüz tutmaktadır. Buna sayısızca örnekler verebiliriz. Teknolojinin doğurduğu en ilginç çocuk hiç kuşku yokki cep telefonlarıdır. Cep telefonu kullanımı gerçektende güzel bir hadise. Kablosuz iletişim kurmak, bulunduğumuz yerden yakınlarımıza ulaşmak çok büyük bir nimet. Zaten kısa sürede bu kadar çok insanın cebine girmesi ve her geçen gün giderek artan kullanıcı sayısıda mükemmel bir icat olduğunu gösteriyor. Fakat cep telefonunu kullanabilmek için gsm operatörlerinin sim kartlarına ihtiyaç duyulmaktadır. İşte bu noktada insanların yararına sunulan cep kullanımı sınırları zorlayarak kullanıldığı vakit yarar yerine zarar getiriyor. Gsm operatörlerinin daha fazla kullanıcı kazanabilmak adına rekabet ortamında kıyasıya yarışmaları kullanıcılarını cep bağımlılığına zorluyor. Böylece kullanıcıya cazip gelen kampanyalar yarardan çok getiriyor. Bunu tetikleyen ise sınırlama faktörü. örneğin; gsm operatörleri bir ay içinde şu kadar kontör yükleyin, şu kadar konuşma süresi, şu kadar sms hediye gibi belli bir sınırlama içinde abonesini daha fazla kullanıma zorluyor, Kullanıcıda haklarından mahrum kalmamak için gerekli gereksiz cep telefonuna başvuruyor. sizce bu nekadar doğru, ne kadar mantıklı? Eskiden insanlar duygularını, düşüncelerini, içtenliklerini, samimiyetlerini yüzyüze paylaşır, birbirlerini sürekli ziyaret ederlerdi. Gün geçtikçe bu görüşmeler yerini kağıda, kaleme bıraktı. Mektuplar, telgraflar, tebrik kartları v.b. insanı yansıtır oldu. Daha sonra bilgisayar devreye girdi. Monitör ekranlarına taşındı herşey. Aradaki mesafeler uzadı, duygulardaki samimiyet, düşüncelerdeki içtenlik azaldı. Hayatımız iyice sanallaştı, ceple birlikte küçücük ekrana sığdırdık herşeyi. Yakınlarımız, tanıdıklarımızla aramızdaki mesafeler uzadıkça duygularımız, düşüncelerimiz, içtenliklerimiz, samimiyetimiz, güvenimiz ve hatta dürüstlüğümüz bile insani değerlerimiz gittikçe kaybolmaya yüz tuttu. Kimbilir cep telefnunu icat eden insanoğlu bile olayların bu kadar vahim duruma gelebileceğini akıl etmemiştir eminim. Sonuç olarak düşündüğümüz zaman bir insan ürünü olan teknolojinin, birgün insanı esir alıp kullanmaya başlaması ne kadar garip değilmi? Her ne olursa olsun insan özünden kopmamalı daima kendi gerçekleriyle , değerleriyle içiçe olmalıdır. Sınırlarını zorlamamalı, kapasitesinin üstüne çıkmamalı, haddini bilerek davranmalı görüşündeyim.

yorumlarınız