EVLİLİĞİNİZİ KORUMANIN YOLLARI

21 04 2007

EVLİLİK EVCİLİK OYUNU DEĞİLDİR..!

Evlilik aslında birbirinden farklı iki insanın paylaşmaya başladığı yeni bir hayat dönemi olarak değerlendirilir. İnsan hayatındaki her değişim strese sebep olur ancak evlilik gibi köklü değişimlerin yeri daha bir farklı olmaktadır. Şöyle düşünün kültürel olarak aile yaşantısı olarak birbirinden farklı iki kişinin aynı evi aynı zaman ve mekanı paylaşmaya başlamaları hayatınızda ne kadar radikal bir değişimdir.

Hele birde eşinizle öncesinde tam tanışmadığınızı düşünün. Belki de hep güzel saatleri paylaştınız ve birbirinize göstermek istediğiniz yüzünüzü gösterdiniz. Gülünecek neşeli anları paylaştınız. Ancak artık evlisiniz ve iki kişilik düşünmek zorundasınız.

Bu durumda kendinizi kısıtlanmış gibi hissetmeniz gayet doğaldır. Karşı tarafın da aynı duyguları paylaştığını unutmayın. Bunu böyle düşündüğünüzde karşılıklı anlayışla bazı sorunların üstesinden gelebilirsiniz.

Her iki zaman içerisinde çözülecektir. Ancak bunun yanında yeni yaşamınızda sorunlar ortaya çıkabilir.

TİPİK EVLİLİK SORUNLARI: İletişim kuramama ve uzlaşmada güçlük:Bu problem gerçektende çiftler arasında oldukça sık görülür. Çiftler ya tartışmaz (“nasılsa bir şey değişmiyor”) ya da tartışır ancak uzlaşamaz. Genellikle herkes kendi söylemek istediğini söyler ancak karşı tarafı gerçekten dinlemez. Tartışamayan çiftler için durum daha kötüdür. Çünkü tartışmanın yerini akıl okuma almıştır(örnek: Kadın:Artık bana hiç dokunmuyor. Muhtemelen beni sevmiyor acaba bir başkasımı var? Erkek: Dokunursam gene seks istediğimi düşünecek ve beni reddedecek ben en iyisi televizyon seyredeyim. Kadın: Şimdide televizyonu açtı bu kesin beni sevmiyor, yüzsüzlük etmeyim gidip yatayım. Erkek: Bu saatte yatılırmı, bu kadının bana hiç tahammülü yok.)

Aldatma (sadakatsizlik):Burada bahsedilen çiftlerden birinin ya da her ikisinin böyle bir deneyim yaşadıktan sonra evliliği sürdürmek zorunda kalması ya da evliliği sürdürmek istemesi durumunda yaşanacaklardır. En sık iki soru; “bu şartlarda gerçekten devam etmeli miyiz?” beni hala aldatıyor mu?

Kaynana sorunu:Burada asıl sorun çiftlerin kendi aile düzenlerine sınır çizememiş olmasıdır. Böyle bir sorunu batılı literatürde bulmak çok güçtür. Ancak bizler bu sorundan kaynaklanan soruna her gün tahmin edemeyeceğiniz sıklıkta rastlıyoruz.

Bilinen Tipik sorunlar:Kaynanamla altlı üstlü oturuyoruz. Her şeyimize karışıyor.

Kocam sürekli onlarda yemek yemek istiyor.

Kocam sürekli onlara harcıyor bizle ilgilenmiyor.

Her hafta sonumuzu her tatilimizi onlarla geçirmek istiyor.

Yukarıda bahsedilen sorunlar çoğunlukla evlilikle ilgili ciddi sorunlara neden olabiliyor. Kaynanasıyla rekabet halinde ki bir kadın kocasından bu durumun acısını farklı dolaylı yollarla çıkarmaya (yatakta isteksizlik, farklı önemsiz konulara öfkelenme gibi ) çalışıyor. Bunu da yapamazsa öfkesini ya çocuklarından (dayak vs) ya da kendisinden çıkarıyor olabilir (baş ağrısı,boyun, bel ağrısı, konversif bayılmalar vs).

Yeni yaşamınızda değişen bir şey de artık düzenli bir cinsel yaşamın başlaması. Özellikle toplumumuzda insanların büyük bir çoğunluğu ilk cinsel deneyimlerini eşleri ile yaşamaktadırlar. Daha önce yaptığım bir araştırmada erkeklerin % 40′ı ilk deneyimlerini kendi eşleri ile geçekleştirdikleri görülmüş. Bu oran kadınlarda daha da yüksek çıkmıştır.

Dolayısıyla tecrübesiz iki insanın bir araya gelmesi üstelikte yanlış bilmeleri nedeniyle bazı cinsel sorunlar da karşımıza çıkmaktadır.

En sık, evliliğin ilk günlerinde cinsel birleşmeyi başaramama karşımıza çıkmaktadır. Bunun temelinde bazı törelerinde etkisi vardır. Kapıda birileri sizden haber beklerken sınavdaki bir genç gibi performans kaygısı yaşayan ve cinsel organında sertleşme sorunu yaşayıp ilişkiye girmeyenlerle sıkça karşılaşmaktayız.

Bazen de cinsel ilişkide yaşayacağını sandığı için kendini aşırı kasan ve bu nedenle ilişkiyi başaramayan genç kızlarla da karşılaşmıyor değiliz. İlişkiye müsaade etmeyecek kadar vajina kaslarında kasılma ile giden duruma ise vaginismus diyoruz.

Bu ve buna benzer cinsel içerikli aksaklıklar evlilikte eşleri dışa yöneltmekte yani sadakatsizliğe itmektedir.Sevgiyi ve ilgiyi dışarda arayan eşler bunu bazen zina bazende duygusal olarak aldatmaya çevirmektedir.İstatistiklere göre evli erkeklerin %35 i eşlerini aldatmaktadır.Bu oran kadınlarda biraz daha az olmakla birlikte azımsanacak bir rakamda değildir.Bu tür dışa açılımlar eşler arasındaki bağı azaltmakta ,birlikteliği zorunluluğa çevirmektedir.Sadece eşe değil çocuklara olan ilgide azalır.Özellikle duygusal aldatmalarda eşlerin yaptığı herşey göze batar,bir beğeni eksikliği ortaya çıkarır ki buda kavgayı kaçınılmaz kılar.

Evlilik sorunlarının başında ülkemizde özellikle ekonomik sorunlar gelmektedir.Ekonomik olarak zayıf olan evliliklerde sorun çıkma yada sorun yaratma olasılığı ekonomik yönden güçlü bir eviliğe göre daha fazladır.Maddi olarak sıkışan çiftler bir savunma mekanizması olarak saldırganlıklarını birbirlerine yöneltirler.Böylece eşler arasında gerginlik ve sürekli birbirlerine güvensizlik ve suçlamalar yaparlar.Buda evliliğin geleceğini tehlikeye düşürür.

Evlilik içinde çok çeşitli varyasyonlarda sorunlar çıkabilmektedir.Bunda en büyük sebep sevgi azlığı, kurum içi demokrasi ve saygı azlığı , eşlerin depresif düşünce modu , anlaşamamazlık , çocuk sorunları , ailelerin baskısı gibi çeşitlilikler gösterebilmektedir.Bunlarda özellikle tarafların aileleri birçok soruna neden olabilmektedir.Öyleki ülkemizde gelin-kaynana sürtüşmesi yıllardan beri bir sorun yumağı olmuş sonu ölümlere varan birçok anlaşmazlık çıkarabilmiştir.

Evlilik sorunlarında diğer önemli bir nedense eşlerden birinin özellikle erkeğin alkol ve kumar alışkanlığıdır.Bu durumda kadın mağdur durumlara düşmekte ve evliliğe sorunlar silsilesi oluşturmaktadır.Ancak kronik bir alkol yatkınlığı yoksa erkeğin alkole yönelmeside yine evlilik içi bir sorundur.

Aile içi şiddet, eşe ve çocuklara uygulanması açısından büyük önem taşımaktadır.Yine aile içi ensest ilişkiler , çocuk istismarları evlilik sorunlarının en kirli yüzüdür.

Genellikle evlenirken kurdukları hayaller ve hayat beklentilerini evlilikte gerçekleştiremeyen insanların evlilik yaşamları sürekli olarak sorunlu geçer ve sonu büyük olasılıkla boşanmayla biter.Evlenmeden önceki duygusal hazırlık süesinde birbirlerini iyice tanımadan evlenen çiftler anlaşamama gibi bir sorunla karşı karşıya kalırlar.Evlendikten sonra iki kişilik düşünmek zorunda kalan eşelere ağır gelen bu durum kişinin kaçınma-yaklaşma anksiyetesi yaşamasına neden olur.Özellikle özgürlüklerin kısıtlanması kişide içten içe bir öfke ve isyan oluşturur.Eğer eşe duyulan sevgi bu öfke ve isyandan aşağıda kalırsa evlilikte sorunlar baş göstermeye başlar.Bu durumdan kurtulmanın en iyi yolu eşler arası açıklık,doğruluk ve yalınlıktır.Sorunlarını açıkça ve objektif olarak paylaşan çiftler bu sorunları çok rahat aşarlar.Ancak evlilik içinde eğer demokratik bir ortam ve kişisel haklara saygı yoksa zaten bu paylaşımın oranı oldukça düşmektedir.Buda çözümlenemeyen sorunlar anlamına gelmektedir.

Tüm bu durumlar bazen kendiliğinden çözülebilir ancak bazen de çözümlenemeyen basit sorunlar ayrılmaya varacak nahoş durumlarla karşımıza çıkmaktadır. Eğer bir iletişim sorununu kendiniz çözemeyecekseniz sorunun çözümü için bir profesyonele başvurmaktan çekinmemelisiniz.

KAYNAK : gizligüzellik





GEZEGENLER

21 04 2007

Güneş

Yönettiği burç : Aslan
Güçlü olduğu burç : Koç
Güçsüz olduğu burç : Kova
Zararlı olduğu burç : Terazi

Kişinin enerji birikimini ve yaratıcılığını nasıl kullanıp geliştirdiğini belirler.Güneş doğum haritasındaki hareket ve yaratıcı enerjinin kişi tarafından nasıl ortaya konduğunu bulunduğu burç belirler.Oluşturduğu bakış açıları bu enerjinin hangi alanlarda olumlu çıkışlar yapabileceğini,hangi alanlarda uyumsuzluk ve engellerle karşılaşacağını gösterir.Güçsüz konumda olması yada bakış açısı oluşturmaması yerine sert etkiler alması daha iyidir,çünkü böyle bir güneş yanlışlarından alacağı derslerle kişinin olgunlaşmasına yardım eder.

Ay

Yönettiği burç : Yengeç
Güçlü olduğu burç : Boğa
Güçsüz olduğu burç : Akrep
Zararlı olduğu burç : Oğlak

Ay soğuk ve sisli bir etkiye sahiptir. Dişi özellikler gösterir. Ay geçmişi belirler. Bedenimizin yaşamasını sağlayan besleyici ve kuvvetlendirici sıvıları yönetir. Kişilerin geçmişlerindeki anıları biriktirir ve yeri geldiğinde anımsatır. Ay kişiliğin bilinçsiz yönüdür. Bir erkeğin haritasında annesini ve eşini gösterir. Annelik içgüdüsü ile birlikte içimizde barınan aile baskısını gösterir.

Ay gebeliğin ve doğumunda yöneticisidir. Çocukluk döneminde yaşadığınız olaylara ait anılar Ay tarafından yönetilir. İnsan ruhunu yavaş yavaş geliştiren bir güce sahiptir. Nerede bir yaşam kıvılcımı varsa onu en iyi biçimde besler,büyütür ve korur. Duygu ve heyecanların bugünden geçmişe,geçmişten bugüne akışını yönetir.

Merkür

Yönettiği burç : İkizler, Başak
Güçlü olduğu burç : Başak
Güçsüz olduğu burç : Balık
Zararlı olduğu burç : Yay

Merkür, zihinsel gücü ve iletişimi simgeler.Aynaı zamanda el,ayak ve sinir sistemimizin yöneticisidir. Onu sorumluluk duygusu taşımayan yaramaz bir erkek çocuğuna benzetebiliriz, fakat bu sorumsuzlukla birlikte zekayı da gösterir. İçgüdülerimizin tutsağı olmamıza izin verir.Mantığımızı kullanma yeteneğimizi,kendimizi ifade etme gücümüzü gösterir.İnsanların gelişmeleri ve ilerlemeleri için merküre ihtiyacları vardır..

Venüs

Yönettiği burç : Boğa,Terazi
Güçlü olduğu burç : Balık
Zararlı olduğu burç : Koç, Akrep
Güçsüz olduğu burç : Başak

Venüs, kişilerin sevinçlerini,beğendiği lüks şeyleri,sosyal yaşamlarını ve sanat yeteneklerini yönetir.Aynı zamanda huzuru,güzelliği,tembelliği ve bohem alışkanlıkları simgeler.Venüs çok güçlü bir konumda ise fazla zevke düşkün,yüzeysel ve basit düşünen bir kişiliği gösterir.İnsanların en güzel ve ince duygularını yönetir.

Cinsel ilişkilerde büyük bir mutluluk verir.Çiftleşme oyununda tamamlayıcı öğeler olan giysi,şarkılar ve çekici davranışları yönetir.Venüs istek demektir.Hertürlü zorbalığı terbiyesizliği

Ve onur kırıcı etkileri uzaklaştırır. Güzel sanatların esin kaynağıdır. Ortaklığı, cömertliği, tatlılığı, hoşluğu, iyi huyu ve dengeyi simgeler. İlişkilerde uyum sağlamak, denge kurmak isteğini de yönetir.

Mars

Yönettiği burç : Koç, Akrep
Güçlü olduğu burç : Oğlak
Zararlı olduğu burç : Terazi
Güçsüz olduğu burç : Yengeç

Mars,cana yakın ve dostç tutumlu fiziksel gücü simgeler.Hem yapıcı ve hem yıkıcı enerjiler taşır.Tutku ve insanlardaki hayvansal içgüdüler gibi güçlü duyguların yöneticisidir. İyi dengelenir ve kendisini olumlu bir biçimde göstermesine olanak sağlanırsa,cesaret,sabır,kendine güven gibi güçlerin filizlenmesine neden olur.

Kişisel atılımlar,hırçınlık,kavgacılık,keskin zeka kavga ve tarışma gücü,bağımsızlık,kararlılık,direnç,tüm engellere karşı başarıya ulaşma isteği ve tüm bunların üzerinde,önderliktir.Mars,olağanüstü bir kas gücü,uygulama yeteneği,çalışma ve yöneticilik yeteneği verir.Fiziksel hazları mutlulukla bir araya getirebilir.Olumsuz yanı korkunçtur.Kötü bir açı yapıyorsa şiddet ve zorbalık patlak verir.Cinayet,kaza,yangın,saldırılar,yağmalar ve ahlak bozuklukları ortay çıkar.İyi bir konumda ise güçlü,dinç,çalışkan ve iyi yapılı bir kişilik ortaya çıkar.

Jüpiter

Yönettiği burç : Yay, Balık
Güçlü olduğu burç : Yengeç
Zararlı olduğu burç : İkizler
Güçsüz olduğu burç : Oğlak

Jüpiter şansların en büyüğüdür.Tüm umutların yitirildiği bir anda bir kurtuluşu bulmayı simgeler.Kişinin din,felsefe ve eğitimle ilgili konularda yaşamın hangi alanlarında kendisini ortaya koyduğunu gösterir.Bu alanlar maddesel ve ruhsal zenginliklerinin hangi sosyal düzenlerde gelişebileceğini,karşılığında nasıl bir şans elde edilebileceğini gösterir.Kötü konumdaki jüpiter kararsız bir kişiliği gösterir.Bu kişiler tüm görüş ve düşüncelerinde aşır bir yol izler,yobaz yada fanatik olabilirler.Borca girebilir,gelişigüzel herşeyi ödünç alabilirler.sözlerini tutmaz,yükümlülüklerini yerine getirmezler.lükse düşkündürler.İyi konumdaki jüpiter insanları ise yücegönüllülük ve içtenlik görülür.Akıllıca ve yerinde yargıları vardır.Ahlak kurallarına ve dinsel inançlara saygılıdırlar.

Satürn

Yönettiği burç : Oğlak, Kova
Güçlü olduğu burç : Terazi
Zararlı olduğu burç : Yengeç
Güçsüz olduğu burç : Koç

Satürnün etkisi ağır,sınırlayıcı ve uzun sürelidir,tıpkı zaman gibi.İnsanın kendini geliştirip yücelteceği sorumluluğunu,görev duygusunu,kişisel disiplinini, sabır,direnç ve kararlılığını arttıracak bir güce sahiptir.

Satürn kısıtlayıcı bir gezegendir. Bu sınırlama insanlara sorumluluklarını sürekli hatırlatmasından ötürü ortaya çıkar.İnsanın karakterinde henüz tamamlanmamış eksikliklerini karşısına çıkarır ve onları cesaretle ele alıp düzeltmesini sağlar.

Soyluluk ve ağırbaşlılık verir.İyi konumdaki satürne sahip insanlar vicdanlı,dürüst ve çalışkan olurlar.Kötü konumdaki satürne sahip kişiler, her durumdan yakınan ellerine geçen her fırsatı kaçıran kişiler olurlar.Bencillik karamsarlık ve kendine acıma görülür.

Uranüs

Yönettiği burç : Kova
Güçlü olduğu burç : Akrep
Zararlı olduğu burç : Aslan
Güçsüz olduğu burç : Boğa

Uranüs kişinin yeni arkadaşlıklar,gruplar örgütlenmiş dernekler,deneyler edinme olgularını simgeler, yaşamına birdenbire beklenmeyen deneyler getirir.Aynı zamanda kişinin özgürlüğünü ve bağımsızlığını aramasını simgeler.Ürünüs zekanın ötesinde deha gezegenidir,önseziler,ileri görüşler,gleceği okuma,altıncı duyu v.b konuları da kapsar.

Üranüs değiştirme,özgünlük,yaratıcılık,başkaldırma,özgürlük,şok ve koparmadır.Bağımsız,klasik olmayan,önceden belirlenemeyen,doyurulamayan,keskin ve moderndir.Yenilik,yaratıcılık ruhu,anarşi,serbest ve yasadışı cinsel davranışlardır.

Doğruluğun arı bir biçimi olan uranüs ödün vermez.Ona karşı olan düşünce ya tümüyle yok edilmeli yada kendisi yok olmalıdır.Üranüsün kötü etkisi altında kalanlar aşırı tutkulu,sosyal yönden uyumsuz yada her iki niteliği de kapsayan kişiler olduğu görülür.Güçlü bir uranüsü olanlar disiplinle öz denetimi öğrenmelidirler.

Neptün

Yönettiği burç : Balık
Güçlü olduğu burç : Yengeç
Zararlı olduğu burç : Başak
Güçsüz olduğu burç : Oğlak

Neptün soyut şeylerle ilgilenir. Madde ile ilgili olmayan düşünceler,kurnazlıklar ve arınma.Neyin anlamlı neyin anlamsız olduğunu açıklayan çok kişisel bir denem taşıdır.Neptün tanımlanamayan duygular oluşturur.

Neptünü iyi konumda olan kişiler ince,alçakgönüllü ve çok duygusal olurlar.Böyle olunca da kolayca kırılıp gücenebilirler.Sıksık yalnızlığa çekilip ruhsal yönden kendini dengelemek isterler.Çok çabuk kavrama yeteneği sağlar.Kötü konumda neptüne sahip olanlar kendi iç dünyalarına kapanan kişiler haline gelirler.Bu tipler içkiye ve uyuşturucu maddelere çabuk alışırlar.Olumsuz neptüne sahip kişiler kişisel çekiciliklerini diğer insanları aldatmak için kullanırlar.

Pluto

Yönettiği burç : Akrep
Güçlü olduğu burç : Aslan
Zararlı olduğu burç : Boğa
Güçsüz olduğu burç : Kova

Pluto fiziksel ruhsal yenilenme gücüdür.Bilinçaltındaki düşünceleri yüzeye çıkarır.Fiziksel olarak pluto cinsel organlar ve bilinçli cinsel isteklerle ilgilidir. Kötü konumda pluto kişiyi aşırılıklarının kurbanı ederek,ruhsal bozukluğa neden olabilir.Ölüme yakın bir olay yaşayabilirsiniz veya bir ölüm haberi sizin bütün hayat görüşünüzü değiştirebilir. luto evrensel gelişme,değişim,dönüşüm,bitişler ve yeniden yapılanmanın yöneticisi konumundadır.





SEVGİLER ÇİÇEK GİBİ

21 04 2007

KADEHLER ÖLÜME, SEVGİLER NEFRETE DÖNÜŞMEDEN….

Ne zaman sana benzeyen birini görsem,sen zannediyorum.
Koşup bakıyorum ardından sesleniyorum,
Oysa yoksun.
Sen geliyorsun aklıma,
Düşünüp ağlamaklı oluyorum.
Sonra..
Boşver diyorum , boşver bitti.
Her güzel şey gibi,
Kısacık bir ömürdü belki bir kaç aya sığıveren.
Sen yeni bir omuz bulursun,
Başını koyup ağlayacak yalandan.
Ben kadehime gözyaşlarımı doldurup içerim,
Sevgimi meze yapıp unutana kadar seni.

Bak.
Ağlamıyorum artık,
Gülebiliyorumda sen yokken.
Nefretimi yaktım sigaramın ucunda duman,duman.
Sevgimin üstüne bir çizgi çektim,
Silmedi silgiler .Silemedim.
İzin verde bende yaşasın sevgim.
Bırak masamda karşımda otursun.
Görmesemde bir kadehi paylaşsın benle.
Hadi gülüm.Şerefe.
Bakma sarhoş olduğuma ,bu da geçer.
Kalkarız ayağa yine.
Düşsek te yıkılmayız ölesiye.
Öylesine içiyorum iş olsun diye.
Sanmaki senin için sarhoşluğum,
Sana değil gülüm unutamadığım başkası.
Unutamadığım masum ağlamalar,masum göz yaşları.
Nasıl da inanıyor insan sevince.
Uykularımı kaçırıyor karanlık gece.
Rüzgarın uğultusu korkutuyor gülüm.
Hava soğuk, sarhoşum,denizde durgun.
Aklımı kaçırıyorum sanki,birazda üşüyorum.
Ne olur.Bir el dokunsa arkamdan,
Öpse soğuk dalgalar bedenimi.
Zor da olsa üzülme gülüm,gel gör cenazemi.
Ağlama yalnızca alkışla,
Ne zaman hatırlarsan beni.

Şişeler boşaldı,film koptu,hatırlamıyorum gerisini.
Yinede üzülme gülüm zorlayıp vicdanını.
Yine bulursun bir kaç kuruş verecek birisini.
Ama .Sevgiye ihtiyaç duyarsan bir an.
Sanmaki sana,etinedir sevgisi.
Bir anlık zevkin hırıltılarıdı rsahte sevgi sözcükleri.
Sanmaki bende sevdim,
Sanmaki sevgime isyanım geceleri.
Başkası olsa yıkılırdı belki.
Yıkılmadım ulan,düşmedim,
Dim dik ayaktayım ilk günkü gibi.
Kustuğum kan değil,kızılcık şerbeti,
Sendemi zannettin seni sevdiğimi,
Geç bunları gülüm ,geç..
Sevmedim vallahi ,sevmedim billahi,
Ben ,beni sevmişim gülüm, boş ver.
Ben kimseyi sevmem kaldıki seni.

Dur biraz.Sigaramdan bir nefes,
Rakımdan bir yudum alayım.
Oh… yarasın.
Zehir olsunda aksın içime.
Kadehler ölüme ,sevgiler nefrete dönüşmeden
Yazıyorum aklıma ne gelirse.
Ben Şairim….
Şairler son yolculuğuna uğurlanır şiirle.
Sende bana bir şiir söyle hiç sevmesende.
Biraz sıkıntıya gir oku.
Eğer gelirsen kabrime.
Çiçek getirme istemem,duada etme.
Suda dökme toprağıma üzülme.
Bir damla göz yaşı ver yeter.
Bir de şiir oku ihanet üzerine.
Ben duyarım gülüm sesin titresede.

Kim demiş şairler sevmez diye,
Şairlerde sever ölümüne hemde.
Bende sevdim ulan,sevdim işte.
Delicesine.
Tanrının laneti gibi çöktü üstüme,
Sevginin gölgesi istemesemde.
Artık şiirde yazmayacağım belki.
Belki sevmeyeceğim kimseyide.
Ölümü bekleyeceğim camdan bir kutuya koyup sevgimi.
O gün geldiğinde.
Belki hiç duymayacaksın katedrallerdeki çanları.
Sabahın bilmem kaçında camilerdeki salaları.
Üsküdar eşrafından olup,
Bilmem nerde oturan,
Vefat etmiştir .Allah rahmet eyleye…
Duysanda umursamayacaksın belki.
Nereden bileceksinki.
Biten bir ömrün,
Bitmeyen bir sevginin,
Son yakarışları bu,
Sessizce…