GERDEK GECESİ

22 04 2007

İlk Gece ( zifaf gerdek gecesi ) ( cinsel ilişki ) “Aman aceleye getirme!” uyarısı, yüzde doksan dokuz kulak ardı edilecektir. Nice zamandır hayalini kurup dört gözle beklediğiniz bu işi gerçekleştirmek için acele etmenizden doğal bir şey olamaz. Sizi kaygılandıran noktaları bir an önce çözümleyip geride bırakmayı istemek de doğaldır. Kaç zamandır kafanızı kurcalayan “acaba”lara bir an önce çözüm bulmak için sabırsızlanmaktan daha doğal bir şey de olamaz. Kısacası, ağırdan almak konusundaki tüm uyarı ve kararlara karşın duyduğunuz kaygı, merak ve heyecan büyük bir olasılıkla sizi evliliğin ilk cinsel birleşmesinde aceleci olmaya itecektir.
Sonucun nasıl çıkacağı önceden kestirilemez. Belki hiç pürüz çıkmadan doyuma ulaşacaksınız, belki de çeşitli pürüzlerle karşılaşacaksınız.

Kadının ilk cinsel ilişki`ye (koitus) karşı duyduğu tipik, yaygın tepki bir düş kırıklığıdır: “Bunca lafını duyduğum şeyin olup olacağı bu muymuş?” Bu kadın ilk cinsel ilişki`sindebüyük bir olasılıkla orgazm olmayacaktır. Erkeğin tipik tepkisi,çok çabuk orgazm olarak erken boşalmaktır (zamansız eja-külasyon). Gene tipik olarak, hem kadın hem de erkek büyük bir ihtimalle, kendilerinde bir eksiklik olduğuna inanarak suçluluk duygusuna kapılacaklardır ki bu tamamen yersizdir.

Ne var ki burada bir ayrıma parmak basmak gerek: aynı sorunlar evlilik ilerlediği halde düzelmiyor, sürüp gidiyorsa o zaman eşlerin cinsel yaşantısında gerçek bir aksaklık var demektir. Yürümeye yeni başlamış bir çocuğu ele alalım. Adımları sarsaktır, sendeler, düşer, kalkar gene sendeler, üzülür, gene dener. Ve sonunda yürümeyi başarır. Gelgelelim aynı çocuk üç, dört yaşında hâlâ bir yaşındaki gibi “sendeliyorsa”, durum değişir.

Yeni evlenen çiftlerin çoğunluğu birbirlerine alışmamışlardır, alışmaları gerekir. Birbirlerinin neyi sevip sevmediklerini, vücutlarının ritmini öğrenmeleri gerekir. Dans etmeye de benzer iki vücudun birbirine uymayı öğrenmesi, ilk birleşmede eşlerin ikisinin de güvensiz olması doğaldır. Bu güvensizliğin doğal olduğunu bilirseniz gerginliğiniz, korkularınız azalabilir ki bu da çok önemlidir. Çünkü bir kez, “Eyvah, bir bozukluk var,” diye korkuya kapıldınız mı gerçek bozuklukların baş göstereceğinden emin olabilirsiniz.

Kadın bundan önce hiç cinsel ilişki`de bulunmamışsa, onun bakireliğinin sona erecek olması nedeniyle hem kendinin hem de eşinin kaygı duymaları ve gerilim içinde olmaları da olağandır. Kadının gerginliği çoğunlukla vajina girişindeki kasları büsbütün sıkıp büzer. Sinirlerimiz gerilince boyun, boğaz, omuz kaslarımız sıkışmaz mı? Bu da böyle bir sıkışmadır işte. Kimi zaman gerginliğimizi fark edebilirsek kaslarımızı kendi kendimize, bilinçli olarak gevşetebiliriz. Kimi zaman da kaslarımıza söz geçiremeyiz.

“İlk gece”de cinsel ilişki sırasında gelinin geleneksel olarak çektiği can acısının başlıca nedeni vajina girişindeki kasların aşırı sıkışıp gerilmesidir. Vajinaya giriş (penetrasyon) yapmaya çalışan erkek cinsel organı penis bu işi gerçekleştirebilmek için vajina girişini zorladıkça kadın can acısı duyacaktır, işte bu kasları kadın bilinçli olarak, bir dereceye kadar gevşetip gevşek tutabilir. Başarılı bir ilk gece yaşamak isteyen kadınlar, evlenmeden önce bu kasları büzüp gevşeterek alıştırma yapmalıdırlar, ilk cinsel ilişki`nin heyecanı sırasında bu alıştırmaları hatırlayıp uygulayabilirlerse ilk penetrasyon sırasında daha az can acısı duyacaklardır.
Kadının aşırı gerginliğini önlemek için yapılabilecek olan başka bir şey de kızlık zarı (himen) konusundaki masalları açıklığa kavuşturmaktır.

Gerçekte kızlık zarı vajina girişini ancak kısmen kapayan, oldukça ince bir zardır. Tümden kapalı olması imkânsızdır, hiç değilse âdet kanı oradan akacaktır. Kızlık zarı aralığı kiminde çok küçük, kiminde nispeten geniş olur. Kimi kızlık zarı oldukça kalın, kimisi ipinceciktir. Ne var ki kızlık zarı elastik bir dokuda olduğu için zardaki aralık, kas gevşetmesi ile ya da penisin zorlamasıyla genişleyebilir. Aralık, penisin zorlamasıyla genişlerse, bu durum biraz kanamaya ve geçici bir ağrıya neden olur, ama vajinanın kendisi herhangi bir zarar görmez.

Âdet sırasında tampon kullanan genç kızlarda zar gevşemeye alışmıştır.

Buna rağmen genç kız, ilk cinsel ilişki çocukluktan kalan “iyi bir kız” olma isteği nedeniyle kendini bilinçsiz olarak gerebilir. Biz dönelim ilk gece`ye. Kaslarını kendi kontrol etmeyen kadının ilk cinsel ilişki sırasındaki heyecan arasında iyice gerginleşmesi doğaldır. Üstelik normal olarak cinsel heyecanlanma sırasında vajinanın iç duvarlarının sızdırdığı kayganlaştırıcı, nemlendirici salgılar da bu gerginlik yüzünden iyice kıtlaşacaktır. Bu yüzden kızlık zarı, normalde olduğundan çok daha kalın ve gergin duracaktır.

Bu da erkeğin penetrasyonu gerçekleştirebilmek için aşırı güç ve baskı kullanmasını gerektirecektir. Böyle bir durum eşlerin ikisi için de ürkütücü bir durumdur! Kadın saldırıya uğramış gibi olurken erkek üstüne düşeni başarabilmek uğruna sevdiği kadına ıstırap vermek zorunda kalarak dehşete kapılabilir.

Birleşmeye biraz ara vermek, konuşmak, dinlenmek, birbirinizi yüreklendirmek kimi durumlarda başarıyı kolaylaştırabilir. Biraz krem kullanmak da yarar sağlayabilir. Bu arada erkeğin kaygı ve sinir gerinliği yüzünden tam erekslyon (penisin dikleşip sertleşmesi) olmaması ilk gecelerde sık sık rastlanan bir durumdur. Bu erkeği müthiş sıkar ve üzer, çünkü bu konu güven ve gururunun kökeni olan erkekliğiyle ilgilidir. Erkekliğinin sıfıra indiğini hisseder. Ama paniğe ve iktidarsızlık duygusuna kapılmamak için bilinçli çaba harcaması şarttır. Yoksa duygusal ve cinsel yönden soğuklaşıp uzaklaşabilir.

Eşlerin ilk birleşmeler sırasında düşebilecekleri en ciddi yanılgı herhangi bir nedenle soğukluğa kapılıp duygusal yönden birbirlerinden uzaklaşmaktır. Böyle bir tutum, kişinin kendi kendini ve karşısındakini suçlamasına yol açar. Gerginliği artınr ve yeni başarısızlıklara yol hazırlar. Böyle bir durumda kişinin kendi kabuğuna çekilmesi de yanlıştır. Sevgi, anlayış ve hoşgörüye her zamandan çok ihtiyaç vardır.

Sımsıkı sarılışmak. Öpüşmek. Okşamak. Sevmek. Tatlı, yüreklendirici, umutlandırıcı sözler fısıldamak, yapılması gerekenler bunlardır. Sizin kişisel olarak yapmanız gereken ilk ve başlıca şey de şunu hatırlamaktır: Bu ilk sevişme yalnızca bir başlangıçtır ve önsözdür, asıl öykü daha sonra gelecektir

KAYNAK : Cinselyasam





ERKEN BOŞALMA

22 04 2007

Boşalmanın (Ejakulasyon) penis vajinaya girdikten sonra cinsel tepkileri normal olan bir eşi tatmin edemeden olması veya kişinin isteğinden önce olmasına Erken Boşalma (Premature Ejaculation) denir.
Genellikle dile getirilmesi güç olduğundan ve göreceli bir kavram olduğundan rastlanma sıklığı konusunda yeterli bilgi yoktur. Ancak 25 yaşın altındaki genç erkeklerin üçte birinde ve 40 yaşın üzerindekilerin % 10 unda görüldüğü sanılmaktadır. Aslında hemen her erkek hayatının bir bölümünde bu sorunla karşılaşabilir. En azından ilk cinsel deneyimleri esnasında oluşan gerginlik sebebiyle erken boşalma görülebilir ve zamanla ejakulasyonu kontrol etmeyi öğrenirler.

Sebepler:

Erken Boşalma`nın birinci sebebi biyolojiktir. Erkekte normal fizyolojik boşalma ve orgazm penis vajene girdikten 2-3 dakika sonra olmaktadır. Oysa kadınlarda normal fizyolojik orgazm ve doruğa ulaşma penis vajene girdikten yaklaşık 12-14 dakika sonra olmaktadır. Ancak çoğu kadın sadece penisin vajene girmesi ile orgazma ulaşamaz diğer cinsel uyarılara da gereksinim duyarlar. Kadınların yaklaşık % 10 u ise cinsel uyarılara rağmen hiçbir şekilde orgazm olamamaktadır.

Diğer sebepler arasında ise günah işleme veya suçluluk duygusu, hastalık kapma, gebe bırakma, başkası tarafından mahrem yerlerinin keşfedilme korkusu ; aşırı isteğin verdiği gerginlik gibi psikolojik faktörler önemli rol oynamaktadır.

Bazen prostat iltihapları veya sinirsel yolları etkileyen hastalıklarda rol oynamaktadır.

Tedavi:

Sebebin açığa çıkarılması, endişelerin giderilmesi , sık cinsel ilişkide bulunarak cinsel gerilimin azaltılması bazen işe yarayabilir.

Erken boşalma eşlerin biri veya her ikisi içinde cinsel sorun halini alırsa tedavisi gerekir.

Sıkıştırma Tekniği: Masters ve Johnson tarafından geliştirilen bu metodda kadın erkeğin penisini boşalma yaklaşana kadar uyarır. Boşalma oluşacağı anda kadın erkeğin penisini erksiyonun bir kısmı kayboluncaya dek sıkar. Bu teknikde amaçlanan orgazm öncesi hissedilenleri ve geciktirmeyi erkeğe öğretmektir. Elle uyararak hareketsiz bir ilişki ile başlayan bu teknik daha sonra kaydırıcı bir krem kullanarak,kadının üstte olduğu pozisyonda hareketsiz olarak , kadının üstte olduğu pozisyonda hareketli olarak sürdürülür. Master ve Jhonsons bu tekniği öğrenerek uygulayanların %98 inde erken boşalma sorununun ortadan kalktığını bildirmiştir.

Dur-Başla Tekniği: Bu teknikte kadın erkeğin penisini 3 kez ardı ardına boşalma olasıya kadar uyarır, ancak boşalma olmadan önce uyarıyı keser. Dördüncü denemede ise boşalma`ya izin verilir. Haftada 3 kez erkek boşalma`sını kontrol edesiye değin tekrar edilir. Boşalma`nın kontrol edildiğinden emin olunduğunda bu işlem kayganlaştırıcı bir kremle denenir. Daha sonraki aşamalarda kadının üstte olduğu pozisyonda hareketsiz olarak , kadının üstte olduğu pozisyonda hareketli olarak ve son olarak yanyana pozisyonda dur-başla tekniği uygulanır. Bu teknikle erkek uyarılma sona erdirilmediği takdirde boşalacağı zamanı öğrenir. Bu tekniği uygulayanların % 90-95 inde boşalmanın 10-15 dakikalara uzayabildiği bildirilmiştir.

Psikoterapi ve depresyon tedavisi: Bazı vakalarda erken boşalma derinlerdeki bir ruhsal çatışmadan veya depresyondan kaynaklanıyor olabilir. Bunların açığa çıkarılması, psikoterapi uygulanması veya depresyonun tedavisi erken boşalmayı da engelleyebilmektedir.

KAYNAK : Cinselyasam





ORGAZM SORUNU

22 04 2007

KADINLARDA ORGAZM SORUNU

Kadınlarda orgazm çoğunlukla direkt klitoris uyarısıyla oluşmaktadır. Bu konuda yapılan kısıtlı sayıda çalışma direkt klitoral uyarı olmadan orgazm olabilen kadınların oranının ancak %30 olduğunu göstermektedir. Bu nedenle kadında orgazm olamama durumunu öncelikle “hiç orgazm olamama” ve “cinsel ilişkide orgazm olamama” şeklinde ayırmak gerekir.

Orgazm olamayan bir kadın ilişki esnasında kendini orgazm takliti yapmak zorunda hissedebilir. Bunu yapmasının nedeni eşine onun “yetersiz” olduğu duygusunu yaşatmamak ve öte yandan da yine eşinde kendisinin “yetersiz olduğunu” kanısını uyandırmayı engellemektir. Bu tür bir uygulama problemin daha da karmaşık hale gelmesine neden olur, zira orgazm olamayan bir kadın için eşinin yapacağı etkili bazı değişiklikler sözkonusuyken, böyle bir durumda bunlar gündeme gelmez ve erkek “herşeyin normal gittiğini” düşünmeye devam ederek bir değişiklik yapma gereği duymaz.

Kadının orgazm olmasının sağlanması için ilişkide ne tür değişiklikler yapılabilir?

Öncelikle şunun vurgulanması gerekir. İlişkide aynı anda orgazm olunması diye bir gereklilik yoktur. Esas olan fizyolojik ve anatomik gerçekler nedeniyle kadının ya eşiyle beraber ya da eşinden önce orgazm olmasıdır. Erkek orgazm olduğu andan itibaren refrakter periyod adı verdiğimiz döneme girer. Bu dönemde ereksiyon etkinliğini kaybetmeye başlar ve belli bir süre erkeğin yeni bir ilişkiye fizyolojik ve ruhsal olarak hazır olması belli bir süre gerektirir. Bu süre erkekten erkeğe değişmekle beraber birkaç dakikadan birkaç saate kadar uzayabilir. Arka arkaya bulunulan ilişki sayısı arttıkça refrakter periyodun süresi de uzar. Bu erkeklerin bir gerçeğidir. Kadınlarda ise bu refrakter periyod ya çok kısadır ya da yoktur. Kadınlar arka arkaya defalarca orgazm olabilirler ve hatta aynı ilişki içerisinde bile çok sayıda orgazm olabilirler.

Buradan çıkan sonuç, erkeğin kadının orgazm olabilmesi için gerekli koşulları sağlamak için çaba göstermesi gerektiğidir.

Kadının orgazmı yaşayabilmesi için çiftlere düşen görevler:

-Erkeğin kendisinin orgazma ulaşmak için geçen süreyi mümkün olduğunca uzatması: erkekler çok kısa sürelerde orgazm olabilirlerken kadınlar için orgazm olabilme süresi çok daha uzundur. Bu süre bir yandan kadının ilişkiye ruhsal ve fiziksel olarak ne kadar hazır olduğuyla, öte yandan ilişkide kadının duyarlı bölgelerinin ne kadar uyarıldığıyla ilgilidir.

-Çoğu kadında orgazm için direkt klitoris uyarısı gerekir. Her kadının anatomik yapısı farklı olduğundan çiftlerin, kadının klitoral olarak en iyi uyarılabildiği ilişki pozisyonunu seçmeleri gerekir. Klitorisin en iyi uyarıldığı ve çiftin yüzyüze bakması nedeniyle emosyonel özellikleri en güçlü pozisyon erkeğin üstte olduğu, en az uyarıldığı ve yüzyüze bakılmaması nedeniyle duygusal temasın en az olduğu pozisyon ise kadının arkasını döndüğü ve erkeğin arkada olduğu pozisyondur. Ancak bu her kadın için geçerli olmayabilir. Bu yüzden kadın eşine en çok hangi pozisyonda uyarıldığını hissettirmeli ya da direkt söylemelidir.

-”Önsevişme döneminin” uzun tutulması: kadınlar için “önsevişme dönemi” çok önemlidir. Kadınların ilişkiye hazır olmaları erkeklerdeki kadar kolay değildir. Yeterince hazır olunmadan ilişkiye başlandığında genital bölgenin gevşemesi ve kayganlaşması yetersiz olduğundan ilişki kadın için tatsız bir deneyime dönüşebilmekte ve doğal olarak böyle bir ilişkide orgazm söz konusu bile olmamaktadır. Kadın hazır olduğu mesajını eşine verebilmeli, erkek te bu mesajı alabilmelidir.

Burada unutulmaması gereken diğer bir önemli nokta ise önsevişme döneminin gereğinden fazla uzun tutulmasının da hem erkeğin hem de kadının orgazm olma süresini ve orgazm şiddetini olumsuz etkilediğidir.

-Erojen bölgeler adı verilen bölgelerin kadın orgazmına katkısı ihmal edilmemelidir: Erojen bölgeler adını verdiğimiz bölgeler kadından kadına değişmekle beraber sıklıkla memeuçları, kulak arkaları, bacakların iç yüzleri kadının en erojen bölgeleridir. Kadın eşine önsevişme dönemi boyunca ve tüm ilişki boyunca erojen bölgelerinin dokunulmasından hoşlandığı mesajını verebilmeli, erkek te bu konuda duyarlı olmalıdır. Erojen bölgelerin uyarılmasının kadının ilişkiye daha hazır olmasının sağlanması yanında orgazm olmasını kolaylaştırıcı özellikleri olduğu unutulmamalıdır.

-Bir kadın her ilişkide vajinal yoldan orgazm olamayabilir. Bazı kadınlar vajinal yoldan hiç orgazm olamazken, bazıları bazı ilişkilerde olurlar, diğerlerinde olamazlar. Vajinal orgazm öğrenilmesi gereken bir orgazm türüdür ve bir kadının defalarca ilişkide bulunmadan vajinal yoldan orgazm olabilmesi beklenmemelidir. Vajinal orgazm olunamadığında ilişkinin herhangi bir zamanında kadının direkt klitoris uyarısıyla orgazm olmasına imkan tanınabilir. Bu o kadar da anormal bir durum değildir.

-”Penis boyu nevrozu (takıntısı)” terkedilmelidir. Vajinanın üst 2/3′lük bölümü embriyolojik gelişim açısından alt 1/3′lük bölümünden çok daha farklı bir bölgeden gelişmektedir. Bu nedenle bu iki bölgenin fizyolojik ve anatomik özellikleri birbirinden oldukça farklıdır. En bariz farklılık sinir liflerinin dağılımındadır. Alt 1/3′lük kısım zengin bir sinir ağına sahipken, üst 2/3′lük kısımda sinir lifleri nispeten daha azdır. Bu nedenle alt 1/3′lük kısım dokunma, ağrı gibi duyaranlara çok daha hassastır. Her zaman belirttiğim gibi penis uzunluğunun kadının “tatmin olmasıyla” hiçbir ilişkisi olamayacağının da göstergelerinden biridir bu. Penis zengin sinir lifleri içeriği nedeniyle en çok vajinanın alt 1/3′lük kısmını uyarmaktadır.Yukarıdaki önlemlerle orgazm olamama problemi giderilemediğinde yapılması gereken bir Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanına başvurmak ve genel bir jinekolojik muayeneden geçmektir.

KAYNAK: Cinselyasam





DOĞUM SONRASI VE SEKS

22 04 2007

Doğum sonrası seks

Doğum hayatnızdaki dönüm noktalarından biri olacak. Bir yandan dünyaya bir bebek getirirken, diğer yandan da fiziksel ve ruhsal değişiklikler yaşayacaksınız. Peki seks yaşamınız bundan nasıl etkilenecek? Doğumdan önceki seks yaşamınıza geri dönebilecek misiniz?

Havanızda mısınız?
Bu sorunun cevabına eşiniz ve siz farklı cevaplar verebilirsiniz. Doğumdan sonraki ilk haftalarda sekse karşı bir isteksizlik duymanız normaldir.

Rahatlıkla anlayış gösterilebilecek bazı şeyler seksin büyük bir adım gibi görünmesine sebep olabilir. Mesela; doğumdan sonra iki, üç hafta kadar devam edebilecek olan akıntılar (eğer bu akıntıyla beraber kaşıntı, acı hissi ya da koku varsa, mutlaka doktora görünün.)

yorgunluk

iyileşmesi tam olarak gerçekleşmemiş dikişler

uyku ihtiyacı

Tüm bunlar olurken, eşinizle olan duygusal yakınlığınız kaybetmemeye çalışıp sabrınızı koruyun. Seks hayatınız eninde sonunda yavaş yavaş canlanmaya başlayacaktır. Önemli olan bunu büyük bir probleme çevirmemektir.

Başlarda gergin olabilirsiniz. Bu durumda vazelin gibi bir kayganlaştırıcı kullanabilirsiniz. Vazelin kullanmanıza rağmen seks hala acı veriyorsa, o zaman yaralarınız tam olarak iyileşmemiş olabilir. Doktorunuza görünürseniz, enfeksiyon olup olmadığını öğrenip, varsa temizletebilirsiniz.

Vajina genellikle eski haline döner ve eski haline göre bir farklılık hissedilmez. Ancak bu konuda endişeleriniz varsa, gene doktorunuza danışabilirsiniz.

Göğüsler ve seks
Bebeğinizi emziriyorsanız, göğüsleriniz başlangıçta hassas olacaktır. Seksüel olarak uyarılmak, sütün akmasına sebep olabilir. Eğer bu sizi ve eşinizi olumsuz etkiliyorsa (bundan iğreniyor, dolayısıyla da seksüel arzunuzu kaybediyor olabilirsiniz), seks yapmadan önce bebeğinizi emzirmeyi deneyebilirsiniz. Bu, sütün akmasını azaltabilir, ya da tamamen engel olabilir.

Sabırlı olun
Duygularınız hakkında eşinizle konuşun. Zamana ihtiyacınız varsa, yavaştan alın. Her şeyin hızla ilerlemesini istiyorsanız, hızlı davranın. Eğer birkaç ay sonra seks hala ilginizi çekmiyorsa ve siz ya da eşiniz endişeleniyorsanız, bunun hakkında konuşun. Bu konuda doktorunuza da danışabilirsiniz.

Libidoyu en çok öldüren şey yorgunluktur ve birlikte zaman geçirmek, yakın olmak ve seks için, zamanı programlamak zorunda kaldığınızı hissedebilirsiniz. Uykulu olmadığınız zamanları seçmeye bakın. Hafta sonları, öğleden sonralar iyi bir zaman olabilir. Tabii bebeğiniz o saatlerde uyuyorsa. Bebeğinizin düzenini siz bildiğinize göre, seks hayatınızı buna göre programlamaya çalışabilirsiniz.

Korunma
Doğumdan hemen sonra, eşinizle cinsel ilişki yaşamaya başladıysanız, hamile kalmamak için korunmaya da başlamakta yarar var. Yeni doğum yapmış olmanız, bir anda yeniden hamile kalmayacağınızı göstermez. Korunma uygulamadığı için, 6 haftalık kontrollerde doktora gidip hamike olduğunu öğrenen bile var!

Seks yapmak istemiyor musunuz?
Canınız seks yapmak istemiyorsa, kendinizi zorlamayın. Pek çok kadın doğumdan sonra bir süreliğine seksten soğurlar. Burada önemli olan konuyu eşinizle konuşup, birbirinizin ihtiyaçlarınıza karşı duyarlı olmaktır. Birbirinize masaj yapabilir, ya da sadece sarılıp oturabilirsiniz. O yakınlığı paylaşmak da yardımcı olacaktır.

Babaların gözünden…
Tüm olumlu ve olumsuz yanlarıyla baba oldunuz ve eşinizle doğumdan önce paylaştığınız türden bir yakınlığı tekrar ne zaman paylaşacağınızı düşünüyor olabilirsiniz. Bu duygularınızı eşinizle konuşun, çünkü o da aynı şeyleri düşünüp, size söylemeye çekiniyor olabilir.

Konuşmak, anlayışlı ve rahatlatıcı olmak, bir çift olarak beraberce zaman geçirmek önemlidir. Seks yapamıyorsanız bile, birbirinizi başka açılardan tatmin edebilirsiniz.

Doğumdan sonra, doğal olarak düşündüğünüz tek şey eskisi gibi sadece eşiniz olmayacak. Eğer bebek yatak odanızda uyuyorsa, başka bir odada seks yaparken kendinizi daha rahat hissedebilir, ya da bebeği başka bir odada uyutabilirsiniz.

KAYNAK : Cinselyasam





CİNSEL RENKLER

22 04 2007

Renkler Ve Cinsellik

Giydiğiniz kıyafetler, evinizdeki eşyalar ve kullandığınız araba cinsel kişiliğiniz hakkında ipuçları verir. Anahtar ise bu eşyalar için seçtiğiniz renkler`dir. Etrafınıza baktığınızda özellikle giyiminizde ve ev dekorasyonunuzda belli renkler`e yoğunlaştığınızı göreceksiniz. En fazla görünen renk sizin baskın renginizdir; cinsel sizi yansıtan renktir. 1975 Ev İç Tasarım Forumu’nda bir psikolog renkler ve cinsel kalıplar arasındaki bağı aşağıdaki şekilde açıklamış. Peki buna göre siz hangi renk`tensiniz?

KIRMIZI: Kırmızı herkesin bildiği gibi tutkunun rengidir. Bu rengi seven kişiler ise çok şehvetlidir. Kırmızıyı seven insanları çuvaldaki kaplana benzetmek yanlış olmaz. Kolayca tahrik olur, hayal edilebilecek her yolda cinselliğin tadını çıkarırlar. Cinsel kıvılcım bir kez çaktığında onu söndürmek saatler alır. Kırmızıyı sevenler kavgacı olur ve daha zayıf renkler onlardan kaçınır. Aşk yaşamlarında fantezilerin yeri büyüktür.

SARI: Favori rengi sarı olan kişilerin cinsel eğilimleri bir hayli karmaşıktır. Çoğunlukla sarı seven kişiler daha güçlü olan partnerlerinin isteklerine pasif davranışlarla uyum gösteirler. Asla cinselliğin tadını tamamen çıkaramazlar ancak hoşlarına giden kimseyi de geri çevirmezler. Bu anlamda sarı cinsel tutkudan uzak bir renkt`ir. Onlar için ilk adımı karşı taraf atmalıdır. Bu yüzden karşı taraf bir hamle yapana kadar yalnızca beklerler.

PEMBE: Pembeyi seven insanlar cinsel konularda gelişmeye gönülsüz olurlar. Bu kadınlar partnerlerine çoğu kez eziyet eder, vereceklerinden fazlası için söz verirler. Bazı durumlarda dişilikleriyle gösteriş yaparlar çünkü gizliden gizliye erkeklerden nefret ederler. Pembeyi seven erkeklere gelince… Bu tip erkekler kadınların peşinden koşar ve kur yaparlar. Hatta aynı gecede üç ayrı randevu verebilen fakat hiçbirisiyle buluşmayıp barın birinde yeni biriyle tanışabilen kişilerdir. Kocası pembe seven kadınlar ihtiyatı elden bırakmamalıdır.

MOR: Bu rengi sevenler aşkta da, iş yaşamında da kolay elde edilmezler. Bu rengi seven kişilerin etrafındakiler, onlara fazlaca bilgiç bulabilir. Mor rengi seven kadınların kişilikleri son derece güçlüdür. Onlar karşılarındakine gerçekten inanırsa ilişkiye girer ve oyunu kurallarına göre oynarlar. Erkekler ise aşk ilişkilerine iş ilişkisi tadında yaklaşırlar. Her iki cinsiyette de moru sevenler karşılarındakinin hoşnutluğundan çok kendilerininkini düşünürler.SİYAH: Siyah renk gücü ve tutkuyu temsil eder. Cinsellik konusunda sekste tıpkı kırmızı gibi şehvetlidirler. Genellikle doğalarında sadizim ya da mazohizm vardır. Bu sebeple seks sırasında da hiçbir sınır tanımadan sevişirler. Biraz içe kapanık gibi görünseler de aslında sevişme anında diğer renklerden daha cesurdurlar. Fakat onlar saman altından su yürütenler gibi şehvetlerini yalnızca yatak odalarında partnerlerini şaşırtmak için gösterirler.

YEŞİL: Doğanın rengi olan yeşil güven veren bir renk`tir. Bu yüzden partneriniz yeşili seviyorsa doğru kişiyle birliktesiniz demektir. Bu rengi sevenler cinsel yaklaşımlarında masum ve tazedir. Yeşili seven kadınlar partnerlerine her zaman sadıktırlar. Tutkuları olsa bile bunu partnerlerine çok fazla göstermezler. Yeşili seven erkekler anlaşılmaz tavırlarıyla karşılarındakini etkilemeyi iyi bilirler. Kısacası partneriniz yeşili seviyorsa asla ihanetten şüphelenmemelisiniz.

TURUNCU: Turuncu rengi sevenlerin cinsel fantezilere eğilimi vardır. Cinsel etkinliği kendilerinin başrolü oynadığı tek sahnelik bir oyun olarak görürler. Önsevişme cinsel birleşme kadar önemlidir. Tatlı şeyler, anlamsız diyaloglar fısıldarlar. Turuncu insanlar orgazm olamasalar bile çok iyi rol yaparlar. Seks sırasında şehvetten dolayı p0artnerlerine biraz zarar verebilirler. Turuncu erkekleri eşlerinin saçını çekmeye, kadınları da eşlerinin sırtında çizikler bırakmaya eğilimlidirler.

KAHVERENGİ: Bu rengi seviyorsanız, eşiniz için bir hazinesiniz demektir. Kahverengi sevenler sıcak ve eşinin isteklerine karşı duyarlıdır. Bunun yanı sıra da kadın ya da erkek her iki cins de son derece romantiktir. Cinsellik onlar için 24 saatlik birşeydir. Ateşin kenarında sarılıp uyumak, yağmurda yürümek kahverengi sevenler için tahrik edicidir. Ancak şiirsel duyguları öyle bir yapıya sahiptir ki bir tek kötü söz herşeyi mahvedebilir.GRİ: Bu renk kararsız kişiler tarafından sevilir. Hiçbir konuda heyecanlanmadıkları gibi renk konusunda da son derece heyecansızdırlar. O yüzden de yorumsuz gölge rengini seçerler. Gri tercih eden erkekler cinselliği sakinleşme aracı olarak görürler. Ne fazlası ne de azı. Kadınlar sevişmez, cinsel ilişkiye girerler. Sadece iki sebepten biri için: Eşlerini memnun etmek ya da hamile kalmak. Sevişme bitene kadar duvar kağıtlarındaki desenleri sayarlar.

MAVİ: Mavi renk sevenler harika cinsel partnerlerdir. Sevgi doludurlar, eşlerinin ihtiyaçlarına duyarlıdırlar. Sevişmeyi bir sanat olarak görür ve ilişkilerine zarifçe yaklaşırlar. Mavi seven erkekler piyanistlere benzerler, piyano çalarmış gibi zarifçe sevişirler. Mavi kadınları cinsellik`lerinin tadını sonuna dek çıkartırlar. Hem kadınlar hem de erkekler önsevişmeden ve ardından gelen birleşmeden hoşlanır. Evlilikte mavi kişi mükemmel bir eştir, dışarıda gözü yoktur.

BEYAZ: Beyaza tutulmuş insanlar için sevdikleriyle birlikte yatmak sevişmekten daha fazla tercih edilir. Cinsellik`ten pek fazla hoşlanmazlar. Bu insanların doğasında biraz tutuculuk vardır. Onlar için, Fransız öpücüğü müstehcen bir şeydir ve gün ışığında sevişmek duyulmamış bir olaydır. Beyazı seven kadınlar gizlilik içerisinde soyunur. Erkekler cinsel ilişkiden önce ve sonra mutlaka yıkanır.Kaynak:kanald.com.tr





CİNSELLİK SÖZLÜĞÜ

22 04 2007

Cinsel Terimler

Açılmak (Dolaptan çıkmak)
İngilizce’de “closet” yani dolap, eşcinselliği gizlemenin, cinsel kimlik olarak saklamanın sembolik bir ifadesidir. “Açılmak” eşcinselliğini dışarı vurmak demektir. Öncelikle kişinin kendi kendine gerçekleştirdiği bir eylemdir. Yani kendine açılmak, kendini kabul etmek, kendiyle barışmak. Açılmanın ikinci aşaması ise genelde çevre (arkadaş, aile)

Adet görme
Hamile olmayan kadınlarda, ergenlik çağından menopoza kadar ayda bir vajinadan gelen kan.

Adet döngüsü (menstrüel siklüs)
Rahim içi dokusunun tekrarlayan döngüler halindeki değişimidir. Bu doku adet kanaması sırasında dökülür. Adeti takiben tekrar gelişir, kalınlaşır, ovulasyon (yumurtanın ovaryumdan atılması) süresince günlerce durumunu korur ve bir sonraki adet kanamasında tekrar atılır. Bu döngünün ortalama süresi, kanamanın ilk gününden, bir sonraki döngünün ilk kanama gününe kadar 28 gündür. Ancak, döngünün süresi ve karakteri kadınlar arasında büyük farklılıklar gösterebilir.
Ağız yoluyla ilişki
Bir eşin cinsel organlarına öbür eşin ağızla temas etmesi.

Anal
Makat veya makat bölgesiyle ilgili.

Anal ilişki
Bir eşin cinsel organlarının, öbür eşin anüsüyle temas etmesi.

Analingus
Ağızla anusun yalanması, okşanması.

Anus
Makat.

Anal Seks
Cinsel organının diğer eşin anüsüne temas etmesiyle yaşanılan cinsel ilişki.

Aseksüel
Cinsel ilişkiye girmeye ihtiyaç duymayan ve zevk almayan kişi.

Areola
Meme başı etrafındaki renkli halka.

Avuçlayış (Fisting)
Bütün bir eli vajinaya veya anüse sokmak.
Bakire
Cinsel anlamda hiçbir deneyimi olmayan kadın.

Bakir
Cinsel anlamda hiçbir deneyimi olmayan erkek.

Baştan çıkartmak
Birini cinsel ilişkide bulunmaya ikna etmeye çalışmak.

Bekâret
Cinsel deneyimi olmama durumu. Bakir veya bakire olma durumu.

Bilateral ooforektomi
Ooforektomi ovaryumların cerrahi olarak tek ya da çift taraflı alınmasıdır. Bilateral ooforektomi terimi iki ovaryumunda alınması için kullanılır.

Biseksüel
Her iki cinsle de ilişkiye giren ve her iki cinse de ilgi duyan.

Buluğ çağı
İnsanın gelişme safhasında çocukluktan yetişkinliğe girdiği dönem.

Cerrahi menopoz
Adet görmekte olan bir kadının ovaryumlarının cerrahi olarak çıkarılmasını takiben menopozun başlaması.

Cinsel Azınlık
Toplumun talep ettiği cinsiyet rollerine ve cinsel ilişki kalıplarına uymayan kişiler için kullanılır. Gey, lezbiyen, biseksüel olmak aynı cinsten başka bir kişiye karşı sevgi ve şefkat hissetmek ya da onu cinsel olarak çekici bulmak şeklinde hissedilebilir. Transvesti ya da transseksüel olmak ise kişinin, karşı cinsten biriymiş gibi davranmasıdır. Transvestiler karşı cinsin kıyafetini giymekten hoşlanır. Transseksüeller ise tıbbi bir müdahaleyle cinsiyetlerini değiştirmiş olan kişilerdir. Bazı transseksüeller heteroseksüel, bazıları biseksüel bazıları da gey ya da lezbiyen olabilir.

Cinsel çekicilik
Fiziksel güzellik veya kişinin karakterinin bir başka kişiyi cinsel açıdan uyarması.

Cinsel ilişki
Kadın ve erkek, erkek ve erkek veya kadın ve kadın arasındaki cinsel birleşim.

Cinsel taciz
İstek dışı, itici, cinselliğe dayalı davranışlar veya sözler. Karşı cinsi küçük düşürücü, aşağılayıcı, rahatsız edici davranışlar veya sözler. İstek dışı cinsel ilişkide bulunmak ya da ilişkide bulunmaya zorlamak.

Cinsel rol
Kişinin ne kadar kadınsı ya da ne kadar erkeksi olduğuyla ilgilidir, yani başkalarının kişiyi nasıl gördüğü ile ilgilidir, bu sonradan kazanılan – öğrenilen – bir özelliktir.

Cinsellik
İnsanların belirli fiziksel özelliklerinden dolayı erkek veya kadın olarak ikiye ayrılmaları. Cinsel kimlik veya cinsel güç.

Cunnilingus
Ağızla vajinayı yalamak.

Dark Room
Türkçe meali “karanlık oda” olan bu kavram henüz Türkiye’deki barlarda pek bilinen bir şey değil. Karanlık oda, kimsenin kimseyi görmediği ama dokunarak hissettiği, sadece cinsel aktivite için kullanılan mekândır. Dark room Avrupa’nın ve Amerika’nın büyük şehirlerindeki birçok eşcinsel barlarının vazgeçilmez parçalarıdır.

Dildo
Cinsel ilişki esnasında kullanılan suni penis.

Diyafram
Kubbe şeklinde, plastikten olup vajina içine yerleştirilir. Cinsel ilişki esnasında rahim boynunu kapatıp spermlerin rahime girmelerini önler.

Dölüt
İnsanlarda, gebe kalındıktan sonra sekiz haftadan, doğmadan önceki döneme kadar anne karnında olan bebeğe verilen ad.

Doğal menopoz (Bkz.menopoz)
Yaşlanmanın doğal bir kısmıdır ve sıklıkla 45-55 yaşları arasında gerçekleşir. Herhangi bir anormallik olmadan daha önce veya sonra da görülebilir.

Doğum kontrol hapı
Doğum kontrolünün en etkili geri dönüşümlü yöntemlerinden biridir. Haplar yüksek dozda östrojen ve progesteron hormonu içerek, kadındaki yumurtlama (ovulasyon) sürecini geçici bir süre için durdururlar.
Düşük dozlu doğum kontrol hapları: Genellikle doğum kontrol haplarında, hap başına 30 veya 35 mikrogram estrogen bulunur. Günümüzde hap başına 20 mikrogram etinil estradiol içeren yeni bir doğum kontrol hapı jenerasyonu mevcuttur.
Kombine doğum kontrol hapı: Yumurtlamayı engelleyerek gebeliği önleyen estrogen ve propestogen hormonlarını içerirler. Doğum kontrol hapları arasında kombine olanları daha sık kullanılır.

Elle ilişki
Bir eşin cinsel organlarına öbür eşin elle temas etmesi.

Ejakülasyon
Spermlerin orgazm sırasında penisten fışkırmasına verilen ad.

Embriyo
Rahime yerleşmiş döllenmiş yumurtanın büyüme evrelerinden biri. Döllenmeden 7 gün sonra başlayan implantasyon ile başlayıp, gebeliğin 8. haftasının sonuna kadar sürer. Bu periyod süresince gelişim hızlıdır, majör organ sistemleri ve dış görünümle ilgili özellikler oluşur.

Endometrial kanser
Rahim içi dokusu kanseri.

Ensest
Kanuni ya da kan yoluyla yakın olan kişilerin cinsel ilişkide bulunması.

Epidim
Meni üreten tüpçük ya da borucuklarda devamlı oluşan sperm hücreleri.

Ereksiyon
Penis ya da klitorisin cinsel ilişki sırasında kan ile dolarak sertleşip şişmesi.

Ergenlik çağı
Fiziki cinsel olgunlaşma süreci. 8-13 yaşlarında başlayıp 1,5-6 yıl sürer.

Erken boşalma
Psikolojik ya da fizyolojik kökenli sebeple cinsel ilişki sırasında normalden daha erken boşalmak.

Eros
Yaşama içgüdüsü. Tüm cinsel dürtüleri ve istekleri kapsayan.

Erotik
Cinsel istekliliği uyandırıcı. Cinsel aşkın egemenliği.

Eşcinsel (Homoseksüel)
Hemcinsine cinsel arzu duyan. Hemcinsinle cinsel ilişkiye giren.
Estrogenler
Memelerin gelişmesi gibi ikincil seks karakterlerinin gelişmesinden sorumlu hormonlardır. Üremede önemli rol oynarlar. İnsanlarda estrogen başlıca kadın ovaryumunda üretilir.

Fahişelik
Para karşılığı erkek veya kadının karşısındakine cinsel ilişkide veya cinsel lütufta bulunması.

Fallop tüpü
Rahimden ovaryumlara uzanan tüp. Yumurtanın rahime taşınmasını sağlar ve spermle döllenme de burada sağlanır.

Fantazi
Herhangi bir isteğin veya psikolojik ihtiyacın karşılanabilmesi için kurulan düşler veya bir dizi zihinsel görüntülerin hayal edilmesi.

Fellatio
Penisi ağız ile yalamak. (Oralseks)

Fertilizasyon (Döllenme)
Kadın fallop tüpünde sperm ve yumurtanın birleşmesi.
Fetişizm
Herhangi bir cansız objeden veya vücuttaki cinsel organlar haricinde herhangi bir bölümden tahrik olmak ve bazen de bunsuz cinsel hazza ulaşamamak.

Fetus (Fötüs)
Büyümenin fertilizasyondan 8 hafta sonrası başlayıp doğuma kadar süren evresi. İlk 8 hafta boyunca embriyo adı verilir.Fisting (Avuçlama)
Bütün bir eli vajinaya veya anüse sokmak.
Frottage
Bir erkeğin, eşinin vücuduna karşın kendi vücudunu ovması.

Gay (Gey)
Eşcinsel erkek için kullanılır.

Geç boşalma
Psikolojik ya da fizyolojik kökenli sebeple cinsel ilişki sırasında normalden daha geç boşalmak.

Gerantofili
Bir erkeğin, yaşlı bir kadınla cinsel ilişkiye girmeyi tercih etmesi.

Geri Çekme
Cinsel temas sırasında, erkeğin boşalma anında penisini dışarı çekmesi ve spermini dışarı boşaltarak gebeliğin önlenmesi.

Gowper bezi
Cinsel coşku veya orgazm öncesi, erkeklerde, saydam alkalin bir sıvı salgılayan bez.

Hermophroditic
Hem kadın hem de erkek cinsel organları olan.

Heteroseksüel
Karşı cinse ilgi duyan ve karşı cinsle ilişkiye giren kişi.

Himen
Rahim ağzını kapayan deri. Kızlık zarı.

Histerektomi
Rahimin cerrahi olarak alınması.

Homoseksüel
Kendi cinsine ilgi duyan kişi.

Hormon
Vücudun farklı bölgelerindeki organların çalışmalarını düzenleyen ve salgı bezleri tarafından salınan kimyasal bir madde. Hormonlar etkilerini gösterebilmek için hedef organlarına kan akımı aracılığı ile taşınırlar.

İktidarsızlık
Daha çok ereksiyona geçememesinden dolayı erkeğin cinsel ilişkide bulunamaması.

Jenital ilişki
Bir eşin cinsel organlarının, öbür eşin cinsel organlarıyla temas etmesi.

Kısırlık
Kadının hamile kalamaması, erkeğin ise hamile bırakamaması.

Klitoris
Kadının cinsel organındaki en duyarlı nokta. Klitoris üzerine baskı uygulamak ya da klitorisi elle, penisle, dille veya herhangi bir objeyle uyarmak kadının cinsel ilişki sırasında çok büyük haz almasını sağlar.

Kontraseptifler (Kontrasepsiyon)
Gebeliği önleme yöntemi. Bu, ilaç vasıtasıyla, bir araç ile ya da üreme sürecinin bloke edilmesiyle sağlanabilir. Başlıca şu tipleri vardır: servikal kep, kondom (erkek ve kadın), kontraseptif diyafram, implantlar, enjeksiyon, rahim içi araç (RİA), rahim içi sistem (RİS), doğal aile planlaması (ritm yöntemi), oral kontraseptifler, spermisid ve sterilizasyon.
Labia
Kadının tenasül uzvunda dudak şeklinde kısım, dudak.

Lezbiyen
Kadınlara ilgi duyan ve kadınlarla ilişkiye giren kadın.

Mastürbasyon
Kişinin kendi kendini elle uyararak cinsel yönden tatmin etmesi.

Mazoşizm
Eziyet ve acı ile cinsel zevk alma eğilimi, özezerlik. Mazoşizmden zevk alan kişi için “cezalandırılma” ve “kölelik” fikri tahrik edicidir. (Bakınız: Sazo-Mazoşizm)

Menstrüel periyod (menstrüasyon)
Adet kanaması. Endometriumun döngü sonunda atılmasıyla oluşur. Ortalama 5 gün sürer.
Nekrofili
Cesetlerle cinsel ilişkiye girme eylemi (Ölüsevicilik).

Oral Seks
Ağız yoluyla gerçekleştirilen cinsel ilişki. İlişki sırasında partnerlerden biri diğerinin cinsel organına ağzıyla öpme, emme, yalama gibi temaslarda bulunur.

Orgazm
Cinsel ilişki anında en yüksek doyuma ve hazza ulaşılması. Cinsel ilişkinin doruk noktası.

Otoerotizm
Bir erkeğin kendiyle sevişmeyi tercih etmesi.

Ovulasyon
Olgunlaşmış ovumun (yumurta) ovaryumdan atılmasıdır. Hemen hemen her 4 haftada bir, adet döngüsünün ortalarına denk gelen günlerde, bir sonraki döngünün başlamasından yaklaşık 14 gün önce gerçekleşir.

Ödipus kompleksi
Psikanaliz teorisinde, özellikle erkek çocuğun annesine duyduğu cinsel istek ve aynı zamanda babasına, annesine duyduğu duygulardan dolayı, düşman kesilmesi.

Östrojen
Kadınlık hormonu.

Pedofili (Sübyancılık)
Cinsel ilginin çocuklara yönelik olma durumu, sübyancılık.
Penetrasyon
En basit anlamıyla “giriş-çıkış”. Cinsel birleşme sırasında erkeğin cinsel organının partnerinin cinsel organına ya da anüsüne girmesi.

Penis
Erkeğin cinsel organı.

Pigmalionizm
Heykelle sevişmeyi tercih etmek.

Porno
Cinsel ilişkiyi genelde güç ve şiddetle bağdaştıran yazılı, görsel malzemeler.

Premenstrüel sendromu (PMS)
Hemen hemen tüm adet gören kadınların kanamalarına yakın bazı yakınmaları olur. Bazı kadınlarda bu durum fiziksel ve ruhsal değişikliklere yolaçabilecek kadar şiddetli olabilir. Kızgınlık, endişe, dalgınlık, duygu durumu dalgalanmaları, gerginlik, ağlama, depresyon ve odaklanma güçlüğü gibi ruhsal değişiklikler ve şişkinlik, memede şişme-ağrı, yorgunluk, kabızlık, başağrısı gibi fiziksel bulgular görülebilir.

Prezervatif
Cinsel ilişki öncesinde erkeğin cinsel organına takılarak, boşalma sırasında spermin kadının genital sistemine ulaşmasını engelleyen koruma aracı.

Rahim (Uterus)
Kadınların karın boşluğunda bulunan armut şeklindeki organ. İç yüzeyi menstrüel siklüs sırasında değişen düzeylerdeki hormonlara yanıt veren bir hücre tabakası (endometrium) ile kaplıdır. Uterus gebelik süresince gelişen fetüsü korur ve beslenmesini sağlar. Doğum anında uterusun kasları kasılarak bebeğin annenin vücudundan çıkmasını sağlar.
Regl (Adet kanaması)
Hamile olmayan kadınlarda, ergenlik çağından menopoza kadar ayda bir rahimden gelen kan.Sazo-Mazoşizm (SM)
Sado-mazoşizm’in içinde iki sözcük vardır: Sadizm ve Mazoşizm.
Sadizm: Başkalarına acı çektirme yoluyla cinsi doyum sağlama, sadistlik. Sadizmden hoşlanan kişi için “kontrol etme” ve “efendilik” gibi güç sahibi olma durumları cinsel doyum içerir.
Mazoşizm: Eziyet ve acı ile cinsel zevk alma eğilimi, özezerlik. Mazoşizmden zevk alan kişi için “cezalandırılma” ve “kölelik” fikri tahrik edicidir.

Dom (Dominant) ve Sub (Submissive), Master (ya da Mistress) ve Slave gibi ezen-ezilen ilişkisi içeren bu tür cinsellik çoğu zaman deri kıyafet, kırbaç ve mum gibi aksesuarlarla tam bir fanteziye dönüştürülür. Yurt dışında gaylerin ya da heteroseksüellerin SM kulüpleri vardır ve buralarda SM partileri düzenlenir.

Sadizm
Başkalarına acı çektirme yoluyla cinsi doyum sağlama, sadistlik. Sadizmden hoşlanan kişi için “kontrol etme” ve “efendilik” gibi güç sahibi olma durumları cinsel doyum içerir. (Bakınız: Sazo-Mazoşizm)

Seks
Cinsel arzunun veya isteğin davranışlarla gösterilmesi.

Siber seks
Bilgisayarla iletişim esnasında cinsel aktiviteler veya cinsel dürtü.

Sodomy
Eşcinsel ilişki, aynı zamanda anal seks demek.

Sperm
Erkeğin cinsel organından çıkıp üremeyi başlatan hücre.

Sperm bankası
Spermanın hassasiyetle korunduğu yerler.

Spermisal
Herhangi bir döllenme olasılığını kaldırmak için sperm öldürücü olarak kullanılan kimyasal maddelere verilen isim.

Spiral
Rahim içine yerleştirilen, kıvrıntılı, ince ufak plastikten yapılmış ve rahim içini tahriş etmeden gebeliği önleyen araç.

Sübyancılık (Pedofili)
Küçük çocuklarla cinsel ilişkiye girme eylemi. Erişkin insanın çocukla cinsel ilişkide bulunması.
Sünnet
Penisin uçundaki deriyi ameliyatla almak.

Taciz
Bir kişiyi sürekli olarak rahatsız edip, ızdırap çektirmek.

Tecavüz
Bir başka kişiyi zorlayarak cinsel ilişkide bulunma suçu.

Testosteron
Kemik, kas gelişimini uyaran ve cinsel gelişmeyi sağlayan erkek cinsiyet hormonu. Erkeklerde testislerde ve kadınlarda çok düşük dozlarda ovaryumlarda üretilir.Cinsel kimliği ile cinsel organları uyumsuz olarak doğmuş insan. (Cinsel organları cinsel kimliğine uydurulana dek kişi ne erkek ne de dişidir. Transseksüeldir. Cinsel organları cinsel kimliğine uydurulan kişi artık transseksüel değil ya erkek ya da dişidir.)

Transseksüel
Kendi biyolojik cinsiyetinden memnun olmayıp, karşı cinse geçmek isteyen veya tıbbi müdahale ile cinsiyetini değiştiren kişi.

Travesti
Karşı cinsin giysilerini kullanarak ve cinsel rolünü üstlenerek cinsel hazza ulaşan kişi. Travesti ya da trans-vesti aslında sadece kıyafeti belirleyen bir sözcük. Trans, karşı ya da geçiş ifade ederken vesti de kıyafet anlamına geliyor. Travestiler vücutlarında hiçbir fiziksel deformasyon yapmazlar ve oldukları gibi kalırlar. Karşı cinse geçme arzuları yani transeksüel eğilimleri yoktur.

Trolizm
Bir erkeğin cinsel beraberlik için iki veya daha fazla kadını seçmesi.

Uterus (Rahim)
Kadınların karın boşluğunda bulunan armut şeklindeki organ. İç yüzeyi menstrüel siklüs sırasında değişen düzeylerdeki hormonlara yanıt veren bir hücre tabakası (endometrium) ile kaplıdır. Uterus gebelik süresince gelişen fetüsü korur ve beslenmesini sağlar. Doğum anında uterusun kasları kasılarak bebeğin annenin vücudundan çıkmasını sağlar.

Urolognia
Partnerinin veya kendinin sidiğiyle oynamak.

Vajina
Kadının cinsel organı.

Vazektomi
Erkekte spermatik yolunun cerrahi müdahale ile bağlanıp, cinsel temasta spermin kadına geçmemesinin sağlandığı bir operasyon.

Vibratör
Titreşimli suni penis.

Vulva
Kadının genital sisteminin en dış kısmı.

Zoofili
Hayvanlarla cinsel ilişkiye girme eylemi (Hayvansevicilik).

KAYNAK:Cinselyasam





SUSKUN YÜREKLER

22 04 2007

Suskunuz… Hem de çiglik çigliga bir suskunluk bizimkisi…

 Bu konusacak bir seyimiz olmadigindan degil. Konusmaya çalistigimiz seylerin, alistigimiz yalnizligimizdan uzaklastirmasi aslinda bizim korkumuz…
 Ikimiz de cesaret edemiyoruz. Öylesine alismisiz ki içimizde büyüttügümüz
yalnizligimiza. Seviyoruz onu. Bekli de yasandiginda yok olacagi korkusu bizi
tereddütte düsüren. Kaybetmekten korkacagimiz bize ait bir sey olusturma
kaygisi…
 Sen yapamadigin hamlenin, hayatin boyu inanmak istedigin degerlere sahip gibi gördügün düzeni yok etme girisiminden Baska bir sey olmayacagini düsündün hep…
 Bense yillarin verdigi bir aliskanlikla içinde var ettigim bana daha fazla aci vermemek için susmayi tercih ettim…
 Içimden çiglik atarak susuyorum… Susuyorum… Içimde o kadar güzelsin ki…
Sana susuyorum…
 Demistim ya “yüregim susmayi ögreniyor”. Asli yok. Sevdigini anladiginda içinde duydugun çigligin yankisi hiç bitmiyor. O hiç susmayacak… Her gün, her saat
bana haykiracak, bagiracak, parçalayacak içimi. Benimse yüzümde o gülümsemem yer
edinecek tekrar…
 Her soguk üsütemedigi gibi, her ates de yakamazmis insani… Üsüyorum; alev alev üsüyorum… Hani saatlerce sessiz, tek kelime etmeden sana bakislarim var ya;
gözlerinde beni isitacak olan anlamlari yakalamaya çalisma çabamdan baska bir
sey degil…
 Ve her yakaladigimda kaybettigimi hissetmemden öteye gitmeyen bekleyisler… Ve her kaybettigimde yeniden yakalama çabam…





EN BÜYÜK HAZİNE : MUTLULUK VE HUZUR

22 04 2007

Insan, doğası geregi huzura, rahata ve mutluluğa koşar. Hayat denen yalancı sahtekar, uzman ama tatlı kumarbaz, insanı eninde sonunda kendi çıkarlarını korumaya ve mutlu olmaya yöneltir. Bundandir, özünde insan bir yandan zevkine düskün öbür taraftan da tembeldir. İşine yarayacağını anlasa üşenir yapmaz. Bir çok kişi gözatar, ama işine yarayacağını anlasa bile bu makaleyi sonuna kadar okumaya üşenir. Sonra da ben de onlardan birimiyim diye düşünür.
 Herkesin mutluluktan anladığı farklıdır. Nadir olanı mutluluğu yakalar, hemen hemen hiçbiri ise orada kalmayı bilmez. Herkes mutluluğa farklı şekilde koşar.
 Mutluluğu çogu insan başkasında arar. Bu diğer insan genelde sevgilidir. Bu ilke üzerinde yaşayan ve sevgilisi olmayanlar mutlu olmak için yana yakıla sevgili ararlar. Aslında seven diğerinin iki dudağının arasına girer. Kimisinde salyası olursun sevdiğinin. Senden sanki kurtulmaya çalışır. Kendini asalak hissetsen de onun asalağı olmak sana mutluluk verir. Ufacık şeylerden dahi mutlu olmaya çalışırsın. Düştüğün durumların ne kadar komik olduğuna çok sonraları farkına varırsın. Kimisinde rujusundur sevgilinin, seni daha güzel görünmek için tasir yaninda. Gözlüğünden, saatinden ya da aksesuarlarindan cok az farkın vardır. Çok azı dudaklara öpücük olarak konar. İki kişi nadiren aynı oranda cok sever. Aslinda asktan daha büyük bir aci varmidir bu hayatta. Sevgi o kadar büyük bir hazdır ki anlatmaya, dinlemeye ömür yetmez ama kim sevgiden mutlu olmuşki sen de olasın. Askin ne zaman huzur getirdigi görülmüşki. Öte yandan evlat sevgisi ise anlatılamayacak bir haz ve mutluluk kaynağıdır. Bu konu o kadar derindirki kitaplar yetmez bu hayatın anlamı ya da mutluluğunu anlatmaya.
 Mutluluk arayanların başka bir kaynağı ise yakın arkadaşlarıdır. Bu kişiler mutluluğun bulaşmasını istedikleri için mutlu insanları arar ve onlardan ayrılmazlar. Mutluluk bulaşıcıdır. Mutlu insanlar mutluluklarını gizleyemez kendilerinden taşırır başkalarına da aktarırlar. Bu tür insanlar mutlu etmek icin değil mutlu olmak için çalar kapını. Bu arkadaşlıklar çıkarların örtüşmesi, karşılıklı ihtiyaçların giderilmesi halinde dostluğa dönüşebilir. Mutluluk kadar, mutsuzluk da bulaşıcıdır. Bazen bu insanlar karamsar ve mutsuz insanlara rastlarlar. Dışa bağımlı bu insanlar iç mutluluklarını saglamayı bilmedikleri için hayatlarının o döneminde cehennemi yaşarlar. Aslında insanın kalıcı mutluluğu baskasında bulması mümkün değildir. Dışardan ikame kaynaklar, taşıma suyla dönen değirmenler gibidir. Mutluluk için taşıma su degil, azgın bir akarsu, çağlayan gerekir. Başkası öncelikle kendisi mutlu olmak için yanaşır sana. Başkasının sağladığı mutluluk, gördüğün rüyalarin kadar kalıcı olabilir.
 Mutlulugu fakir olanlar para ya da mevkide zannederler. Bunun ne kadar yanlış olduğunu ancak zenginler anlayabilir. Para yokluktan çıkış sırasında geçici bir süre mutluluk verir insana. Azla yetinmez insanoğlu. Belirli bir süre sonra mevcut düzey varolması gereken düzey kabul edilir ve daha fazlası istenir. Doyurulmamış ego gereksiz dahi olsa kendisine bir ihtiyaç yaratır. Karşılanmayan ihtiyaç o kişiye mutsuzluk olarak dönecektir. Mutluluğu para da arayanlar kendilerine dert edecek biseyler illaki bulurlar. Bunun yanında para ve mevki yönetilmesi gereken bir sorumluluktur. Sorumluluğun artması insanı mutlu etmez. Para ve mevki yani artı deger arı kovanı gibi sadece bir dolu gereksiz ve nankör insanı toplar etrafına. Mutlu insanlar sahip olduklarıyla yetinebilen kanaatkar insanlardır. Yetinmeyi bilmeyen ne kadar zengin ya da mevki sahibi olursa olsun mutlu olamaz.
 Bazı kisiler mutlulugu zamanda arar. Kendilerine sürekli yeni bir hedef koyarlar. Mutlu olmaları için sürekli birseylerin olması gerekiyordur. O hedefe genelde hiç ulaşılmaz. Ulaşıldığında ise mutlu olunmaz, çünkü yeni bir hedef çoktan konulmustur bile.
 Mutlulugu bazisi yasadigi kötü olaylardan kaçarak arar. Sonrakinin kendisini daha mutlu edeceğini zanneder. Sonraki öncekinden genelde farkli degildir. Ayni hastalıklı ve hatalı davranış biçimi her ortamda birbirine yakın sorunlar yaşar ve birbirine yakın karakterleri etrafına toplar. Bundan dolayı, ilişkiler yaşanan hikayeler sanki cok farklıymış gibi başlar ama sonu genelde birbirine cok yakındır.
 Bilmek diken gibidir insani sadece mutsuz eder. Bilmek farkındalık düzeyini artırır. Çok sey bilen çok acı çeker, çünkü gerçekler katlanılamayacak kadar çok acıdır. Gerçekleri bilen, ayıkken açık kalp ameliyatı geçirir. Doktor, hastane, hemşire değişir ama ameliyat farklı şekillerde devam eder. Mutlu olabilmek için biraz unutkan, biraz da vurdumduymaz olmak gerekir.
 Mutlulugun aslında ön koşulları vardır. Bunlar olmadan mutlu olabilmek mümkün değildir. Mutluluğun en önemli koşulu saglıktır. Sağlıklı dilenci, hasta kraldan daha mutludur. İkinci önemli mutluluk koşulu ise özgürlüktür. Bu uğurda insanlık tarihi birçok savaşa sahne olmuştur.
 Ön koşullar sağlandıktan sonra, mutluluğu yakalamak için kişinin uzaklara, başkalarına değil sadece kendi içine bakması gerekir. Kişi mutluluğu sadece kendi içinde yakalayabilir. Mutluluk ancak yakın gözlüğü takılarak görülebilir. Yakın gözlüğünü takmasını bilenler eksikliklerinin, ihtiyaçlarinin, kişilik özelliklerinin farkındadırlar. Kişi sadece kişisel özellikleri sayesinde mutlu olabilir. Insani mutlu kılan kişisel özellikler kişinin derinliği, meşguliyeti, kanaatkar olması, hareket etmesi ve en önemlisi sevebilmesidir.
 Derinlik yeteneklerin kullanılmasi ve gizli yeteneklerin keşfedilmesiyle saglanir. Yetenekler kişinin yaratıcılığı ve içsel zenginliğinden beslenir. İnsan yetenekli olduğu alanlarda diğerlerinde olduğundan daha fazla başarılı olur ve bu alanlarda daha hızlı gelişir. Bu alanlar insanın konfor alanıdır. Çoğu zaman bunları yaparken kişi yorulmaz bile. Yeteneklerin keşfi için farklı şeyler denenmelidir.
 Yeteneklerin olması ve bulunması kadar kullanılması da mutluluğun olmazsa olmaz koşuludur. Hayat zaman harcından yapılmıştır. Aslında mutluluk zamanın huzurlu bir şekilde kullanılmasıdır. Kişinin yetenekleriyle mesgul olması gerekir. Meşguliyet kişinin ne kadar çalışkan ya da tembel olmasına bağlıdır. Meşguliyet kendi başına mutluluk getirmez ama meşgül olmayan insan kesinlikle mutsuz olur. Mutluluğun formülü, Yetenekleri kullanabilmek ve zenginleştirmek, geri kalan zamanlarda ise önemsiz seylerle mesgul olabilmektir.
 Mutluluk bir açıdan kisinin içinde saglanan iç barış, iç dengedir. Gerçek ihtiyaçlarının farkında olan, elindekilerle yetinebilen insan başına ne gelirse gelsin mutsuz olmaz. O kişi her seferinde mutlu olacak birşey bulacaktır. Bu kişinin bir tarafta ihtiyaçları, umutları, öbür tarafta imkanları arasındaki denge her zaman aynı olacaktır. İhtiyaçları ve umutlarını imkanlarına göre değiştiren kişiyi kim üzebilir ki.
 Sevebilmek aslinda bir sanattir. Herkes sevemez. Herkesde, gördüğün herşeyin içinde bir güzellik vardir. Sevebilmek için bu güzelliği cımbızla çekip çıkarmak ve görebilmek gerekir. Güzelliği görmek tek başına yetmez güzelliği zenginleştirmek, özgürleştirmek de gerekir. Sen ilgi duyduğuna bir seyler katinca sevmeye başlarsın. Genelde insanlar guzelligi sahiplenmeye çalisir. Hatta bazisi bunun icin fiziki kuvvet bile kullanır. Sahip istesede sevemez, sahip olunan mal senindir, sevmene de gerek yoktur. Öte yandan sahip ne yapsa sevilmez. Bundan dolayı hiçkimseyi ya da hiçbir şeyi sahiplenme. Zaten istesende hiçbirinin sahibi olamazsın. Zenginleştir, güzelleştir, özgürleştir. İşte o zaman, çoğu kendiliğnden kul olmaya gelir.
 Son olarak doğa topluca bir mutluluk kaynağıdır. Onu ve içindeki güzelliği gören ve elinden geldiğince ona kaynaşan, onun içinde hareket eden kişi herhangi bir şey yapmasa dahi mutlu olur. En derindeki içgüdüler harekete geçer. Doğada yani denizde, ormanda geçirilen bir günün ardından geçirilen gece kadar huzurlu olanı varmıdır.
 Sonuçta mutlu olmayı bilen ve mutlu olan insan mutluluğu saklı tutamaz, kendinden taşırıp diğer insanlara da yansıtır. Mutluluk paylaşılarak azalmaz, artar. Mutluluk çok ucuz bir kaynaktir ama o kadar nadir bulunurki insanlar onu gördükleri yerlere ve kişilere gitmekten kendilerini alamazlar. Hiçbir makyaj onun kadar güzel yakismaz bir insana. Mutluluk başkasına verilebilecek en güzel hediyedir. Ya o hediyeyi alır ya da kendi kısır döngünde devam eder, kaderine lanet edersin.
 Param yok, bilgim yok, umudum yok ama ihtiyacım da yok. O zaman benden mutlu insan da yok.





İMANIN GÜCÜ HERŞEYE KADİRDİR

22 04 2007

ALLAH(CC)’A İMAN

Dünya hayatının süsüne kendisini fazlasıyla kaptırmış batının düşünce gücü anlayışı, bu dünyaya mahsus materyale sahip olabilmek için (hâşâ) Allah’ı dışlamakta, bir şeye sahip olabilme gücünün sadece insanın kendisinde bulunduğunu aşılamaya çalışmaktadır.

Düşünce gücü denen zırvalık, uzun zamandır beynimi meşgul ediyordu. Neydi bu düşünce gücü? Nasıl bir şeydi ki gençlerimiz işi gücü bırakmış Allah’ın verdiği beyni O’na karşı kullanmaya başlamışlardı. Herhâlde elle tutulur güçlü kanıtları vardı ki bu kadar hararetli ve istekli bir şekilde bu anlayışın arkasında duruyorlardı. Kitaplarını okudum. Bir daha okudum. Bir daha okudum. Evirdim çevirdim. Yok… Kitapların içine baktım, dışına baktım, sırt yazılarını okudum, yok… Hiçbir kanıt yok ellerinde. Bir zannın peşine takılmış gidiyorlar. Ama ne gidiş. Sanırsınız birinciye cenneti verecekler. Bir de baktım ki işin sonunda büyük bir ödül var. Hem de çok büyük: Para! Aman o ne azamet, aman o ne caka satmak. Para kazanmanın yolunu bulduk işte diyorlar. Düşünce gücü = para. Bütün koparılan tantananın arkasında hiçbir elle tutulur kanıt yok. Sonunda da büyük ödül var: para. Para nedir Allah aşkına? Tamam gereklidir. Yaşamamız için elzemdir. Ama nedir para? Bir kâğıt parçası. Bir kâğıt parçasına değerinin (hoş benim gözümde hiçbir değeri yok) üzerinde anlam yükleyenler, kim bilir Allah’a nasıl sarılmışlardır diyecek oldum. Demez olaydım. Bunların kitabında Allah yazmaz olmuş. Bunlar parayı almış başlarının tacı yapmış, Allah’ı da kaldırmışlar; düşünceyi koymuşlar, evrensel zekâyı koymuşlar yerine. Efendim her şey düşüncede başlar, düşüncede bitermiş. Allah yoktur demiyorlar da evrensel zekâ, üstün akıl lakırdısıyla uzaylıları çağrıştıran bir algılama yaratıp, akıl bulandırıyorlar. Düpedüz (hâşâ) Allah yoktur diyorsunuz. Açık açık söylesenize şunu, ne laf dolandırıp duruyorsunuz. Ha Allah yoktur demişsin, ha Allah’ın yerine başka bir kavram veya varlık koymuşsun. İkisi de aynı kapıya çıkar.

Hedef kendimi buluşum, Allah’a ulaşmam ve kimliğimdir. Sevgi ve haykırışın ışığında, Allah’ın birliğine ulaşmak isteyenlere küçük bir hatırlatma. Allah birdir.